31 Aralık 2017 Pazar

Bu Defaki

Bu defakinin, sağlıklılı ve huzurlu geçenlerden olması dileğiyle yeni yılınız kutlu olsun.

1 Aralık 2017 Cuma

Upuzun İsimli Fimler 2/2

Cafeteria, or How Are You Going to Keep Her Down on the Farm After She's Seen Paris Twice - 1973
(Kafeterya, ya da Paris'i İki Kez Gördükten Sonra Onu Çiftlikte Nasıl Tutabileceksin?)

Adını yazması filmi izlemekten uzun süren bir film diyebiliriz. Zira film genç bir kadın ve yirmi altı ineğinin öyküsünü bir dakikada anlatıyor.




The Saga of the Viking Women and Their Voyage to the Waters of the Great Sea Serpent - 1957
(Viking Kadınlarının ve Onların Büyük Deniz Yılanının Sularına Yolculuğu Efsanesi)


Roger Corman'ın yönettiği bu film bekar Viking Kadınlarının kayıp erkek Vikigleri bulup kurtarmak üzere çıktıkları deniz aşırı yolculuktaki maceralarını anlatıyor. Bir bölümü açık denizlerde çekilen filmin oyuncularının bir bölümünün yüzme bilmiyor oluşu çekimler esnasında hayli heyecana sebep olmuş.



Killed My Lesbian Wife, Hung Her on a Meat Hook, and Now I Have a Three-Picture Deal at Disney - 1993 
(Lezbiyen Karımı Öldürdüm, Et Kancasına Astım Sonra da Gidip Disney ile Üç Filmlik Bir Anlaşma Yaptım) 
İntihara eğilimli ve kadın düşmanı bir film yönetmeni senaryosunu kendi yazdığı ilk filmini çekmek zere başrolü oynayacak kadın oyuncuyu seçmek üzeredir. Bu kısa film Ben Affleck'im ilk yönetmenlik denemesi olması bakımından ayrı bir ilgiyi hak ediyor.





(Tanrı'nın Verdiği Bir Grevle Coney Adası'na Gittim... Saat Beşte Dönerim)

İki eski arkadaş, uzun yılar önce izini kaybettikleri üçüncü bir arkadaşlarını bulmak üzere yola koyulurlar.


Can Hieronymus Merkin Ever Forget Mercy Humppe and Find True Happiness? - 1969

(Hieronymus Merkin, Mercy Humppe'yi Hiç Unutanilecek ve Gerçek Mutluluğu Bulabilecek mi?)

60'larda genç kızların sevgilisi Anthony Newley'in başrolde oynadığı müzikalde Hieronymus'un yaşamından anları ve ahlaki çöküşünü izliyoruz. Bir nevi hayatın anlamını arıyor, bulamıyor.

13 Kasım 2017 Pazartesi

Upuzun İsimli Filmler 1/2

Bazı filmlerin isimleri çok uzun, isminin uzun olması kısa isimle anılmamalarını gerektirmiyor ama. 
(Dr. Strangelove Yahut Endişe Etmeyi Bırakıp Bombayı Sevmeyi nasıl Öğrendim?

Deli bir general nükleer bir savaşı tetikleyecek hamleyi yapar ve bir oda dolusu politikacı ve general onu durdurmak için delice şeyler yaparlar. Stanley Kubcrick'in yönettiği bu filmde Peter Sellers üç rolde, ayrıca Sterling Hayden, Keenan Wynn, George C. Scott gibi önde gelen oyuncular var.


The Incredibly Strange Creatures Who Stopped Living and Became Mixed Up Zombies1963 
 (Yaşamaktan Vazgeçip Çılgın Zombilere Dönen İnanılmaz Tuhaf Yaratıklar)
Bu müzikal-korku filminin adı aslında "Yaşamaktan Vazgeçen İnanılmaz Tuhaf Yaratıklar, Yahut Nasıl Çılgın Bir Zombiye Dönüştüm" iken Kubrick'in filminin adını andırdığı için dava edilmekten çekinen prodüktörü tarafından son anda değiştirilmiş. Yönetmen Ray Dennis Stacer aynı zamanda baştolde arz-ı endam etmekte. Jerry, sevgilisi Angie ile gittiği karnaval yerindeki falcıdan çok kötü şeyler olacağını öğrenince morali bozulur. Bunu üzerine karnavalda dansçı olan kızkardeşi Carmelita'yı görmeye gider, kuliste hipnotize edilir ve ruh hastası bir katile dönüşür.
 



(Ah Babacım, Zavallı Babacım, Annem Seni Dolaba Astı ve Bu Yüzden Çok Üzgünüm Ben)

Kadın, kocası ve çocuğu ile tropikal bir yerde tatile çıkar. Sorun kocasının çok uzun süre ölmüş olması ve kadının kocasını doldurup her yere yanınd ataşıyor olmasındadır.

Jane Russel'ın başrolde olduğu bu film Weekend at Bernie's filminin habercisiydi aslında. Yönetmen: Richard Quine ile adı filmin künyesinde yer almayan Alexander Mackendrick.



(Jean-Paul Marat'ın Charenton Tımarhanesi'nde Marquis de Sade Yönetimindeki Hastalar Tarafından İşkence Edilişi ve Öldürülüşü)
Başarılı bir tiyatro eserinden sinemaya uyarlanan bu film kısaca Marat / Sade olarak da biliniyor. Akıl Hastaları bir tiyatro oyununda Marat'ın son günlerini canlandırmak istiyor ve Sade oyunu yönetiyor. 
(Yönetmen: Peter Brook)



Those Magnificent Men in Their Flying Machines: Or, How I Flew from London to Paris in 25 Hours and 11 Minutes - 1965
(Şu Muhteşem Adamlar ve Onların Uçan Makineleri: Ya da Londra'dan Paris'e Nasıl 25 Saat 11 Dakikada Uçtum?)
Bizde "Cesur Pilotlar" adı ile gösterilmiş olan filmin yönetmeni Ken Annakin. Bir gazete Londra ile Paris arasında bir uçuş yarışı düzenler. Dünyanın dört bir yanından gelen uçuş ekiplerinin katıldığı şenlikli bir yarış olur... Sonra gelsin sabotajlar..